Soğuk hava koşulları, özellikle dış mekânlarda çalışanlar için önemli sağlık riskleri taşımaktadır. Vücut ısısının korunamaması, hipotermi, soğuk algınlığı, grip ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi sorunlara yol açabilir. Bu makalede, soğuk havalarda çalışanların sağlığını korumak amacıyla işyerlerinde alınması gereken önlemler ve çalışanların kişisel olarak yapabileceği düzenlemeler ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Katmanlı giyinme, doğru beslenme, uygun ekipman kullanımı ve iş organizasyonu gibi temel yaklaşımlar incelenmiştir. Bu öneriler, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını geliştirmek ve çalışanların verimliliğini artırmak amacıyla işverenler için bir rehber niteliğindedir.
Mevsimsel hava değişiklikleri, özellikle kış aylarında, işyerlerindeki çalışanlar için ciddi riskler oluşturmaktadır. Soğuk havaya uzun süre maruz kalma, vücudun ısısını düzenleme kapasitesini aşarak hipotermi, soğuk ısırığı (frostbite), solunum yolu hastalıkları ve kas-iskelet sistemi problemleri gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu durum, hem çalışanların bireysel sağlığını tehdit etmekte hem de işyerinde üretkenlik kaybına neden olmaktadır. Soğuk hava koşullarında çalışanların sağlığını koruma yolları, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının önemli bir parçasını oluşturur.
Soğuk Hava ve Çalışan Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Soğuk havaya uzun süreli maruz kalma, vücudun termoregülasyon mekanizmalarını zorlayarak çeşitli fizyolojik etkiler yaratır. Vücudun soğuğa karşı doğal savunması, kan dolaşımını ekstremitelerden (el, ayak, kulak gibi bölgeler) merkezi organlara yönlendirmektir. Bu durum, periferik dokularda ısı kaybına ve bu bölgelerde soğuk ısırığı gibi zararlar oluşmasına neden olabilir. Hipotermi, vücut sıcaklığının normalin altına düşmesi sonucu meydana gelir ve acil tıbbi müdahale gerektiren hayati bir durumdur.
Solunum yolu hastalıkları ise soğuk havanın mukozal yüzeylerdeki nemi azaltarak, burun ve boğazın kurumasına neden olmasıyla daha yaygın hale gelir. Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların kış aylarında yaygınlaşması, bu etkilere katkıda bulunan faktörlerdir. Ayrıca, soğuk havalar kas-iskelet sistemi üzerinde de olumsuz etkiler yaratır; düşük sıcaklık kas sertliğine, eklem ağrılarına ve yaralanmalara yol açabilir.
Soğuk Havalarda Sağlığı Korumaya Yönelik Temel Yaklaşımlar
- Katmanlı Giyinme Stratejisi
Soğuk hava koşullarında çalışanlar için uygun giyim, sağlıklarını koruma noktasında en önemli etkenlerden biridir. Katmanlı giyinme, vücut ısısını muhafaza etmenin en etkili yollarından biri olarak kabul edilmektedir. Giyim stratejisi üç temel katmandan oluşmalıdır:
İç Katman (Nem Taşıyıcı Katman): Terin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan ve hızlı kuruyan malzemelerden yapılmalıdır. Pamuklu kumaşlar teri tutarak soğuğa maruz kalmayı artırabilir, bu nedenle tercih edilmemelidir.
Orta Katman (Yalıtım Katmanı): Bu katman, vücudun ürettiği ısıyı koruyarak sıcak kalmasını sağlar. Yün, polar ve sentetik yalıtım malzemeleri bu katman için idealdir.
Dış Katman (Koruma Katmanı): Rüzgar ve su geçirmez özellikte olmalı, aynı zamanda nefes alabilirliği yüksek olmalıdır. Bu katman, dış etkenlerden korunmayı sağlarken, terin buharlaşmasına izin vermelidir.
- Beslenme ve Sıvı Alımı
Soğuk havalarda vücut daha fazla enerji harcar ve bu enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Yeterli kalori alımı, vücudun soğuğa karşı daha dirençli olmasına katkı sağlar. Özellikle protein ve karbonhidrat açısından zengin gıdalar, uzun süreli enerji sağlamada önemli bir rol oynar. Ek olarak, soğuk havalarda sıvı kaybı azaldığı düşünülse de vücudun sıvı ihtiyacı devam eder. Çalışanların düzenli olarak su tüketmeleri, dehidrasyon riskini ortadan kaldırır. - Uygun Ekipman Kullanımı
Soğuk hava koşullarına uygun ekipmanların sağlanması, işverenlerin en önemli sorumluluklarından biridir. Su geçirmez ve izolasyonlu iş ayakkabıları, eldivenler, bere ve koruyucu montlar gibi ekipmanlar, çalışanların soğuktan korunmalarına yardımcı olur. Ayrıca, ergonomik açıdan doğru tasarlanmış iş ekipmanları kullanılarak, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları önlenebilir. - İş Organizasyonu ve Dinlenme Süreleri
Çalışma koşullarına uygun dinlenme süreleri, çalışanların soğuk havalarda daha verimli olmalarını sağlar. Dinlenme molaları, soğuk havaya uzun süre maruz kalmanın olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla düzenli aralıklarla sıcak bir ortamda verilmelidir. Bu uygulama, özellikle dış mekan çalışanları için hayati önem taşır. Ayrıca, çalışma saatlerinin gün ışığına uygun şekilde ayarlanması, soğuk havaların olumsuz etkilerini en aza indirmeye yardımcı olabilir. - Hasta Çalışanların İzlenmesi ve Desteklenmesi
Soğuk algınlığı veya grip gibi hastalıklara yakalanan çalışanlar, dinlenmeye teşvik edilmeli ve hastalıklarını diğer çalışanlara bulaştırmamaları sağlanmalıdır. Hasta çalışanların erken teşhis edilmesi, hem kişisel sağlıklarını korur hem de işyerindeki verimliliği artırır. İşyerlerinde bu süreçlerin izlenmesi, etkili İSG politikalarının bir parçası olarak ele alınmalıdır.
Soğuk hava koşulları, çalışanlar için önemli sağlık riskleri oluşturur ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında dikkate alınması gereken bir faktördür. İşyerlerinde uygun giyim, beslenme, ekipman kullanımı ve iş organizasyonu gibi temel yaklaşımlar sayesinde çalışanların sağlıkları korunabilir. İşverenlerin, bu risklerin farkında olarak gerekli önlemleri almaları, hem çalışanların sağlıklarını hem de işyerinde verimliliği korumaya katkı sağlar. Sürmen OSGB olarak, soğuk hava koşullarında çalışanların sağlığını korumaya yönelik önerilerimizle işverenlerin yanındayız.
Kaynaklar
ISO 15743:2008, “Ergonomics of the thermal environment — Cold workplaces — Risk assessment and management”
Parsons, K. (2014). Human thermal environments: The effects of hot, moderate, and cold environments on human health, comfort, and performance. CRC press.
ACGIH (2021). Threshold limit values for chemical substances and physical agents & biological exposure indices.